|
|
8/21/2006
fαякιи∂αℓιк
Farkında olmakla başlar her şey. Önce farkına varırsın o,
her neyse. Bir başlangıçtır farkındalık.
Belki biridir o farkına vardığın, belki bir olgu, bir kavram,
belki de yüzyılların gerçekliğidir. Ne olursa olsun farkına vararak başlarsın ona.
O, her neyse.
Farkına varmak için çok çaba harcarsın fakat ne gariptir ki bu çabaların hiç farkında olmazsın.

Uğraşır, düşünür, debelenir, acı çekersin.
Bu gibi zorlu bir sürecin sonunda elindeki farkındalıktır. Ama değer. Farkında olmak bir kazançtır.
Yani bir şeylere ihtiyacın olduğuna karar verirsin. İşte o zaman başlar yeniler, yeni şeyler.
Bu yüzden farkındalık başlangıçtır. Farkındalık iyi bir şeyler için ilk adımdır.
  

¢αи уü¢єℓdєи
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin o'nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince,
 Çok ait de olmazsın hem. Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. Ille de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin,
 Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı,senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. Ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. Ilişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak.. 
 

Söyleyecek sözüm yok .Kalbim yüksek sesle konuşuyor .
Susturmanın imkanı yok .Sesi çığlıklarımı bastırıyor .
Tam anlamıyla bana zıt ,Tenime karşı , Kafesini kırıyor .
Duyguların eşiğinde ,Bir havuz ki kaynıyor .
Söylediği yada benim anladığım .

Gözlerinde ölüyorum .
Dokunuşların yakıyor ama üşüyorum .Kaçsam sensiz bu garip nefes alamıyor .
Sesin aklımı başımdan alıyor .Kalbim haykırışlarda , çıldırıyor .
Tenim kibrit çöpü sigaramı yakan ,Ruhum dumanı gibi yükselip gidiyor .
Gökhan Y. Toplu
 


Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
***
Ey yolcu aklını başına al, seferin nereye? Hangi diyara gitmek istiyorsun?
Nereye gidersen git, sen bizim gönlümüzdesin,.
Denizden uzak düşmüş bir balık gibi, o denizin gamını daha ne kadar çekeceksin?
Kupkuru kalmış dudakların ne zamana kadar denize hasret ve ayrılıktan şikâyet incilerini âleme saçacak?

hz mevlana...
" yağmurlar dinmeden gel,tükenmeden dermanım sen gelirsen çiçeklenir dört bir yanım rüzgarlar dönmeden gel,yazılmadan fermanım yıllardır hasretinle tutuşur Kanım "
'' TÜM SÖZCÜKLER TÜKENDIGINDE INSAN INSANI ANLAMAYA BASLAR ''
JERZY LEC...


αşк вιя fιяѕαттιя
Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık,
sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu,
değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına,bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken , bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir.
Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün.
Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anini yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omuzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip
"Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. O ysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...

 
bazen;
yıldızları süpürürsün, farkında olmadan
güneş kucağındadır, bilemessin
bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın
uçar gider, koşşan da tutamazsın
w. shakespeare
  
αşк ιкι кιşιℓιктιя
Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar. Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar. Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini, İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir. Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten. Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir. Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar. Boşanır keder zincirlerinden Sular, tersin tersin akar. Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar. Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir
Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken. Çünkü, hiç bir kelebek Tek başına yaşamaz sevdasını. Severken hiçbir böcek, Hiç bir kuş yalnız değildir. Ölümdür yaşanan tek başına Aşk, iki kişiliktir.
Ataol Behramoğlu
8/20/2006  
Belki;
Mevlana yalnıs insanlarla tanısmamızı istedi
dogru insanı tanımadan önce,
böylece en sonunda dogru insanla tanıstıgımızda,
bu hediyenin ne yüce oldugunu anlamamız için!...
Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla, uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir. bir ayağı ötekinden kısa olduğu için , sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir,
süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda her şey yazılabilir,senin dışında güzelliğine benzetme bulmak zor .sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden ,
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor . belki tabiattadır çaresi, senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim anlarım bitkiden filan ama anlatamam toprağın güneşle konuşmasını ,
 sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter. bende filiz çok , köklerim içimde gizlidir. gelen giden açan soran bere budak yok. bir şiir istersin “içinde benzetmeler olan” kusura bakma sevgilim heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok .
uzun bir yoldan gelen tedariksiz katıksız bir yolcuyum , yaralı yarasız sevdalardan geçtim koynumda bir beyaz kağıt boşluğu her şeyi anlattım olan olmayan acıtan sancıtan bilsem ki sana varmak içindi bütün mola sancıları bütün stabilize arkadaşlıklar daha hızlı koşardım severadım gelirdim gözlerinin mercan maviliğine .

sana bakmak suya bakmaktır . sana bakmak bir mucizeyi anlamaktır .
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır . aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır . ne yazsam olmuyor , çünkü bilenler hatırlar hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar ,bahçıvanlar değil tüccarlardır sen öyle göz sen öyle toprak ve güneş ortaklığı sen teninde cennet kayganlığı iken , sana şiir yazmak ahmaklıktır.
bir tek söz kalır .dişlerimin arasından ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim ben sana gülüm derim gül sana benzediği için ölümsüz yazdığım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz .
 sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır , her şey olmaya hazır .
sana bakmak suya bakmaktır, gördüğün suretten utanmak .
sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır .
sana bakmak allah’a inanmaktır.

Guns N' Roses/Patience
Guns N' Roses / Sabır
Shed a tear 'cause I'm missin' you Gözyaşı döküyorum çünkü seni çok özledim I'm still alright to smile Hala gülümseyebilecek kadar iyiyim Girl, I think about you every day now Kızım hergün seni düşünüyorum Was a time when I wasn't sure Bir zamanlar emin değildim But you set my mind at ease Ama kafamı rahatlattın There is no doubt Şüphem yok You're in my heart now Artık kalbimdesin
Said, woman, take it slow Kadınım dedim, ağırdan al It'll work itself out fine İşler kendi kendine yoluna girecek All we need is just a little patience Tek ihtiyacımız olan birazcık sabır Said, sugar, make it slow Şekerim dedim, yavaştan al And we come together fine Birleşmemiz güzel olacak
All we need is just a little patience Tek ihtiyacımız olan birazcık sabır Mm, yeah
I sit here on the stairs Burada merdivenlere oturdum 'Cause I'd rather be alone Çünkü yalnız kalmak istiyorum If I can't have you right now Eğer sana şimdi sahip olamayacaksam I'll wait, dear Ben de beklerim Sometimes I get so tense Bazen çok geriliyorum But I can't speed up the time Ama zamanı hızlandıramam ki But you know, love Ama biliyorsun aşkım There's one more thing to consider Düşünmem gereken bir şey daha var
Said, woman, take it slow Kadınım dedim, ağırdan al And things will be just fine Ve her şey çok güzel olacak You and I'll just use a little patience Senin ve benim biraz sabıra ihtiyacımız var Said, sugar, take the time Şekerim dedim, zamanını kullan 'Cause the lights are shining bright Çünkü ışıklar çok parlak You and I've got what it takes Sende ve bende bunu yapmak için To make it, We won't fake it, Gereken her şey var, sahte olmayacak I'll never break it Bunu bozmam 'cause I can't take it Çünkü buna katlanamam
...little patience, mm yeah, mm yeah ...Biraz sabır need a little patience, yeah Biraz sabır lazım just a little patience, yeah Sadece biraz sabır some more patience, yeah Biraz daha sabır need some patience, yeah Biraz sabır lazım could use some patience, yeah Biraz sabır iyi olurdu gotta have some patience, yeah Sabırlı olmamız lazım all it takes is patience, Tüm gereken sabır just a little patience Sadece biraz sabır is all you need Tek ihtiyacın olan
I BEEN WALKIN' THE STREETS AT NIGHT Geceleri sokaklarda yürüyorum JUST TRYIN' TO GET IT RIGHT Her şeyi yoluna koymaya çalışıyorum HARD TO SEE WITH SO MANY AROUND Etrafta bunca şey varken görmek zor YOU KNOW I DON'T LIKE Bilirsin hoşlanmam BEING STUCK IN THE CROWD Kalabalıkta sıkışıp kalmaktan AND THE STREETS DON'T CHANGE Ve Sokaklar değişmez BUT BABY THE NAME
Ama bebeğim isimler I AIN'T GOT TIME FOR THE GAME Oyun için zamanım yok 'CAUSE I NEED YOU Çünkü sana ihtiyacım var YEAH, YEAH, BUT I NEED YOU Evet, evet sana ihtiyacım var OO, I NEED YOU Sana ihtiyacım var WHOA, I NEED YOU Sana ihtiyacım var OO, ALL THIS TIME Tüm zamanlarda.

Gunumuz insani aska asik asiga degil!
Asklarin kisa dönem askerlik gibi kisa sürmesinin nedeni herhalde bu. Zaplanan asiklar dönemi bu dönem!
Kanaldan kanala gecer gibi asiktan asiga geciliyor. Peki bu neden böyle oluyor?
Cünkü insan insana sevgisiz, insan insana tahammülsüz, insan insan icin fedakarlik duygusunu yitirmis, insan insana kendini adamaktan kaciyor. Oysa fedakarlik, adanmislik varsa vardir ask. Fedakarligin, adanmisligin yasamadigi yerde yasamaz ask.
Ne yazik ki ugruna kendini adadigi ne bir ideali var günümüz insaninin... Ne de ugruna kendini adadigi bir aski. Nerde ideali, aski ugruna her seyden vazgecen dünün insani... Nerde hicbir sey icin hicbir seyden vazgecmeyen bügünün
insani. Bügünün insani askta da köse dönmeci. Emek harcamadan yasamak istedigi gibi, emek harcamadan ask yasamak istiyor. Sevmeden sevilmek, vermeden almak istiyor. Hic degilse bir koyup üç almak istiyor. Bir koyup üç alamadi mi iliºki bitiyor. Iliskiler cikar, menfaat üzerine kurulu. Elektriklenmeler kisa devre.Bir günlük elektriklenmeler, bir gecelik
sevismeler ask saniliyor. Sevgili bayanlar baylar, aska ayip oluyor!!!!!!
Can Dündar

|
SENİ SEVİYORUM DİYEBİLMEK
|
Bilirsiniz bu özlemi, sevdigini özlemekten daha çok can yakar 'seni seviyorum' demeyi özlemek...
Akliniza geldikçe bu sözcükler, dilinizin ucuna takilir ve sonu huzursuz bir sessizliktir...
Bu sessizlikler eksik bir sevgiyle birikir içinizde. Tüketilmis bir sevda vardir ellerinizde.
Birisi veya birileri tüketmistir sevdanizi.
Ve siz hep ayni sorulari soruyorsunuzdur kendinize 'sevdalar tükenir mi?' 'ask eksilir mi?'
Bilmezsiniz eksilen ask degildir, sizsinizdir gidenin ardindan. Sevdiginizi söyleyemedikçe eksilirsiniz.
Sevdiginizin yokluguna, seni seviyorum diyememenin acisina uyanirsiniz her gün...

Giden gitmistir ama hesabi verilmemistir sevdanin. Birileri sevdanizi tüketmistir, sevdanizda sizi...
Sanki sevdiginize bir kez daha seni seviyorum diyebilseniz geri dönecektir,
'bak sevdan ellerimde, onu hiç birakmadim' diyecektir sevdiginiz... yalnizliginizin avuntusudur bu...
Ama bir kez daha 'seni seviyorum' diyemezsiniz.
Sevdaniz artik sessizliginizdir. Sessizliginizde eksilirsiniz ve sorulariniza bir yenisi eklenir;
'sevda, eksiltir mi insanlari?'
Gidenin bir gün geri dönmesinden, tekrar size 'seni seviyorum' demesinden korkarsiniz.
Öyle çok acimistir ki içiniz, sessizliginiz üzerinize öyle sinmistir ki sevdiginizin dönmesini isteseniz de, korkarsiniz.
Çünkü siz artik siz degilsinizdir. Içinde 'seni seviyorum' lar biriktirmis, bedenindeki dokunuslari göz yaslariyla yikamaya çalismis, yaralari kanamasin diye birilerine sarilamayan birisinizdir artik...
Basit iki sözcüktür 'seni seviyorum' Ama bu sözcükleri söyleyemedikçe kendinizden uzaklasmisinizdir...
Sevdalarin tükenecegini, asklarin eksilecegini kabullenmissinizdir...
Sözcükler anlamini yitirdiginde, yasaminda anlamini yitirdigini sonradan fark edersiniz ve sevdiginizin giderken hayatiniza anlam katan tüm sözcükleri de götürdügünü 'seni seviyorum' demeyi özlemeye basladiginizda anlarsiniz....
THE NOTBOOK!..
Filmde aşırı dozda aşk ve romantizm vardı ve izlemek keyifliydi.
Yıllardır bu kadar romantiğini izlememiştim..
Film baştan sonra romantik. Daha ne bekliyorsunuz, alın sevgilizi gidin derim bence....
Sakin kacirmayin derim ,giderken mendillerinizi almayi da unutmayin,
cunku gozyaslariniza hakim olamayacaksiniz:)
Photoshopmerkezi
Selamlar.
Buraya kadar geldiysen sayfamıda da incelemissin demektir.
Bir de benimle yorumlarını paylasırsan, çok memnun olurum..
¸¸.•*´¯`v´¯`*•.¸¸ вαкαℓιм кαç zιуαяєтçιмιz σℓмυş¸¸.•*´¯`v´¯`*•.¸¸
YASAL UYARI! Bu sayfa sadece kişisel kullanım içindir. Resimler ve yazılar kesinlikle izinsiz kullanılamaz.
Space kullanım kurallarına uymayanlar telif haklarını ihlal etmiş sayılıp haklarında yasal işlemlere başvurulacaktır.
© COPYRIGHT 2006-2007 DUYGUSU Tasarım:Duygusu www.duygusu.com
|